e-Defter beratı yükleme süresi uzatıldı
Nisan 2017
İhracatta e-Fatura zorunluluğu sadece mevcut e-Fatura kullanıcılarını kapsıyor
Mayıs 2017

Teknoloji ve vergiye gönüllü uyum

Vergisel uyumun sağlanmasına yönelik her türlü yeniliğin Gelir İdaresi tarafından sağlanması günümüz koşullarında önemli bir gereklilik haline geliyor. Çünkü vergi, kamu harcamalarının finansmanında kullanılan en önemli araç olma niteliğini taşıyor. Vergi yükümlülüğün mükellefler tarafından sorunsuz bir şekilde yerine getirilmesiyse İdare’nin başlıca görevlerinden birisini oluşturuyor.

Son yıllarda başta OECD ülkeleri olmak üzere, gelişmiş vergi sistemlerine sahip birçok ülkede mükelleflerin vergisel uyumlarının sağlanması ve artırılması anlayışı, “uyumsuzluğun oluşmasından sonra denetim ve yaptırımlarla caydırma” yöntemlerinden, “ilk mükellefiyet tesisinden itibaren vergiye uyum konusunda mükellefleri yönlendirme” anlayışına doğru hızlı bir değişim gösteriyor[1].

Kabul görmeye başlayan ve bu doğrultuda vergi idarelerinin faaliyetlerinin temel felsefesi olmaya aday bu yeni anlayış ve bilgi işlem teknolojileri sayesinde; vergisel uyumu sağlamak isteyen ancak başaramayan ve bu nedenle yaptırımlara muhatap olan mükellefler korunuyor. Uyumsuz mükelleflerse daha baştan tespit edilmek yoluyla caydırılmaya çalışılıyor. Böylece birçok uyum sorunu daha erken bir safhada çözülerek hem mükelleflerin sonradan mağdur olması önleniyor, hem de emek ve zaman tasarrufu sağlanarak İdare’ye ciddi bir maliyet avantajı sağlanıyor[2].

  1. İdarenin misyon ve stratejisi

Günümüzde gelişmiş vergi idareleri optimum düzeyde vergi toplanması hedeflerine ulaşmak adına bilgi teknolojilerine dayalı stratejiler geliştiriyorlar.

Türk Gelir İdaresi Başkanlığı misyonu, “Mükellef haklarını gözeterek vergide gönüllü uyumu artırmak ve kaliteli hizmet sunarak vergi ve diğer gelirleri toplamak…” olarak belirtiliyor. Bu misyonu uygulamak amacıyla “…bilgi teknolojisi sistemleri ve uygulamalarının geliştirilmesi…”  somut olarak hedefleniyor.[3]

Belirlenen bu hedefe ulaşmada izlenecek yol, başka bir ifadeyle strateji; mükelleflere elektronik ortamda verilen hizmetlerin kapsamının, çeşitliliğinin ve erişilebilirliğinin artırılması olarak ifade ediliyor.

  1. Vergiye gönüllü uyuma katkı sağlayan projeler

Yukarıda bahsedildiği üzere Gelir İdaresinin misyonunda yer alan “vergiye gönüllü uyum” kavramı en geniş anlamda; vergi bilincinin yükseltilmesi ve yaygınlaştırılmasıyla denetime ihtiyaç duyulmadan ödenecek verginin doğruluğunun sağlanmasını ifade ediyor.

Bir toplumda vergi bilincinin artırılması; eğitim, tanıtım ve benzeri sosyal çalışmaların yanında muhataplara vergi hizmetlerinin kolay, hızlı ve kaliteli sunulması, vergi kontrol-denetim çalışmalarının hissettirilmesiyle mümkün olabilir.

Yüksek hizmet kalitesi ve beraberinde yerleşen vergi bilinci,  beyan aşamasından önce farkındalık oluşturularak sonradan herhangi bir müdahaleye gerek duyulmadan istenilen gelirin toplanması sonucunu kendiliğinden getirecektir.

Bu kapsamda, Türkiye’de özellikle son yıllarda vergi bilişim teknolojilerine dayalı birçok proje geliştirildi ve uygulamaya kondu. Bu projelerin vergiye gönüllü uyuma nasıl katkı sağladığı konusunu açıklayabilmek adına projelerden bazılarına daha yakından bakmak gerekiyor.

  • KDVİRA (KDV İadesi Risk Analiz Sistemi)

KDV iade taleplerinin değerlendirilmesine yönelik Ocak 2010’dan itibaren KDV İadesi Risk Analiz Sistemi olarak isimlendirilen yeni bir sisteme geçildi. Bu sistemle ülkedeki bütün KDV iade talepleri, çeşitli açılardan detaylı analizlere tabi tutuluyor ve sonuçlar iade talebinin yapıldığı günün gecesi tamamlanarak ilgili vergi dairelerine aktarılıyor. KDVİRA bir gecede on binlerce mükellefin sisteme yükledikleri listelerdeki milyonlarca satır veriyi, gümrük ve bankalarla kurulan entegrasyon da dahil olmak üzere İdare’nin kendi bünyesindeki verilerle karşılaştırıyor ve her bir iade talebine bir rapor üretiyor.[4]

KDVİRA Sistemi öncesinde, iade talep süreci büyük oranda kağıt veya standart olmayan elektronik veriye dayanarak kontrol edilebiliyordu. Süreç daha çok işgücüne ihtiyaç duyuyor, bu karmaşık ve yoğun işlemler, iade sürecinin yaklaşık yüzde 90’lık bir kısmını oluşturuyordu.[5]

Diğer taraftan, iade işlemleri başlangıcından son aşamaya kadar ülke genelinde tamamıyla yerel bazda yapıldığından, iadelere ilişkin istatistikî sonuçlara anında ulaşmak mümkün olmuyor, bu süreç uzun zaman alabiliyordu[6].

KDVİRA Sistemi iadeye esas teşkil eden listelerin internet üzerinden Başkanlık sistemine aktarılmasıyla başlıyor. Analiz süreci başkaca bir işleme gerek kalmaksızın otomatik olarak gerçekleşiyor. Daha önce manuel gerçekleşen tüm kontrol ve analizler otomatik olarak sonuçlandırılarak tespit edilen eksiklik veya hatalar ilgili vergi dairesine raporlanıyor.

Böylece daha önceleri kapsamlı iade talepleri için aylar süren bu kontrol ve analiz süreci, bilişim teknolojileri sayesinde sadece bir gecede tamamlanıyor.

  • Önceden Hazırlanmış Kira Beyan Sistemi

Gelişmiş vergi sistemlerine sahip ülkelerde uzun yıllardır uygulama alanı bulan ön doldurmalı (pre-filing) beyan sistemlerinin[7] Türkiye’deki ilk örneği 2012’de uygulanan Önceden Hazırlanmış Kira Beyan Sistemidir.

Sistemle; bankalar, tapu idaresi ve sigorta şirketleri gibi gayrimenkul verisine sahip kurum veya kuruluşlardan Gelir İdaresi Başkanlığı’na transfer edilen bilgiler kullanılarak, kira geliri olan mükelleflerin beyannameleri kısmen veya tamamen beyan döneminden önce hazırlanıyor. Önceden doldurulan bu beyannameler internet üzerinden mükelleflerin onayına sunuluyor ve mükelleflerin beyan yükümlülüklerini bu şekilde yerine getirmeleri sağlanıyor.

Sistem, mükellefler hakkında beyana esas teşkil eden ve İdare’de var olan bilgilerin beyan döneminden sonra veya herhangi bir vergi incelemesi sırasında değil, beyan döneminden önce mükelleflerle paylaşılmasını içeriyor. Beyan aşamasında mümkün olduğunca doğru beyanda bulunulmasını sağlamayı desteklediği için son derece pro-aktif bir sistem.[8]

Bu yöntemle mükellefler herhangi bir uzmana ihtiyaç duymadan basit, doğru ve hızlı bir şekilde beyanname verebiliyor. Sistem Vergi İdaresi’ne de bu işe ayırdığı zaman ve işgücünü farklı alanlarda kullanabilme olanağı tanıyor.

Sistemin ilk kez uygulandığı 2012 döneminde, gayrimenkul sermaye iradı mükellefi sayısı rekor düzeyde artarak 1 milyon 41 bin 427’den 1 milyon 336 bin 632’ye ulaştı. [9]

Ayrıca, yine ilk yıl sistemle birlikte 350 binden fazla ilk mükellefiyet tesisi yapılmış ve yaklaşık 5 milyar Türk Lirasına yakın bir gelir artışı beraberinde yaklaşık 600 milyon Türk Lirası ilave vergi artışını getirmiştir.[10]

  • Elektronik Yoklama (e-Yoklama)

e-Yoklama, vergi dairesi başkanlıklarında yerine getirilen mevcut yoklama ve denetim faaliyetlerinin tüm süreçlerinin yeniden tanımlanıp mobil teknolojiler kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilmesi işlemidir. Yerinde yapılan vergilendirme işlemlerinin elektronik sistemler vasıtasıyla gerçekleştirilerek vergilendirmede etkinlik, verimlilik ve mükellef odaklılık anlayışının sağlanması e-yoklama sisteminin en önemli amacı.

Tablet bilgisayarlarla yapılacak yoklama-denetim faaliyetleri tüm sistemlere entegre ve online çalışan bir sistem olarak tasarlanmıştır. Sistem ile elektronik olarak alınan yoklama sonuçlarının yorumlanarak vergi işlemlerinin hızlandırılması, vergi kayıp-kaçağına en erken zamanda müdahale edilebilmesi ve bu yöntemle mükelleflerin kontrol ve izlenme algısının yükseltilmesi hedefleniyor.

  • e-Fatura ve e-Defter

Vergi alanındaki teknolojinin her geçen gün daha ilerilere taşınacağı bir gerçek. Ancak bu gelişim sürecinde önemli kilometre taşlarından başka bir ifadeyle zirvelerden biri e-Fatura ve e-Defter uygulamalarının hayata geçirilmesi oldu.

Nitekim mükellefler arası alım-satım aktivitesinin ve muhasebe kayıtlarının, işlenebilir standart dijital veri haline gelmesi, konunun bütün tarafları açısından engelleri ortadan kaldırarak yeni ufuklar meydana getirdi.

e-Fatura, veri format ve standardı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen, Vergi Usul Kanunu gereği bir faturada yer alması gereken bilgilerin içerisinde yer aldığı, satıcı ve alıcı arasındaki iletiminin merkezi bir platform (Gelir İdaresi Başkanlığı) üzerinden gerçekleştirildiği elektronik bir belgedir.[11]

Uygulama 2010’da yayınlanan 397 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile başladı, izleyen yıllarda kısım kısım genişletildi. Önümüzdeki yıllarda, kapsamın daha da tabana yayılarak tüm faturaların elektronik olarak düzenlenmesinin sağlanacağını tahmin etmek zor değil.

e-Faturada kullanılan dil UBL (Universal Business Language-Evrensel İş Dili) standardıdır. Bu dil işletmeler arası “birlikte işlerliği” sağlayan evrensel geçerliliğe sahip bir dildir. UBL, ülke içerisinde şirketlerin birbirleriyle daha kolay “konuşmalarını” sağlamakla birlikte, aynı zamanda uluslararası ticarette de aynı imkânları bütün şirketlere sunabiliyor.

e-Fatura hem şirketlerin iç denetim prosedürlerine olağanüstü imkanlar sağlıyor, hem de bağımsız denetim ve diğer dış denetimlerde (vergi incelemesi gibi) denetçi ve inceleme elemanlarına uygun bir altyapı sunuyor.

e-Faturanın sağlayacağı imkanlarla artık analizlerin e-denetim programları vasıtasıyla daha hızlı yapılması mümkün hale gelmiştir. İçeriğinin doğruluğu, bütünlüğü ve değişmezliği garanti altına alınan e-Fatura ile hem iç hem de dış denetçiler daha güvenli bir ortamda denetim faaliyetinde bulunabiliyorlar. Hatta “self-audit” programlarıyla mükelleflerin kendi denetimlerini kendilerinin yapması da mümkün hale gelecek.

Bir diğer standartlaştırma uygulamasını da e-Defter oluşturuyor. 1 Sıra No.lu e-Defter Genel Tebliği’nde e-Defter, şekil hükümlerinden bağımsız olarak Vergi Usul Kanununa ve/veya Türk Ticaret Kanununa göre tutulması zorunlu olan defterlerde yer alması gereken bilgileri kapsayan elektronik kayıtlar bütünü olarak tanımlanıyor[12].

Günümüzde hemen hemen bütün işletmeler defterlerini çeşitli yazılımlar (muhasebe programları gibi) vasıtasıyla elektronik ortamlarda tutuyor ve muhafaza ediyor. Bugün piyasada işletmeler tarafından kullanılan çeşitli ve farklı özelliklere sahip çok sayıda muhasebe programı bulunuyor[13].

e-Defter bu farklı yazılımlar arasında ortak bir dil kullanılmak üzere geliştirilmiş bir bilgisayar programı. Diğer bir ifadeyle işletmeler, Genel Tebliğin öngördüğü format ve standartlara uygun bir biçimde geliştirilmiş yazılımlar (muhasebe programları gibi) vasıtasıyla elektronik bir defter oluştururlar[14].

Türkiye’de e-Defter uygulamasında, yevmiye defteri ve büyük defterin elektronik ortamda hazırlanması, muhafazası ve ibrazı için XBRL GL (Global Ledger-Global Defter) Taksonomisi kullanılıyor.

Uygulamaya geçtikleri zamandan bu yana, gerek e-Fatura ve gerekse e-Defter, mükelleflerin vergiye gönüllü uyumuna hissedilir katkılar sağlamaya başladı. Uygulamalar yaygınlaştıkça İdare, toplanan bu önemli veriyi daha geniş ve detaylı analiz etme yeteneğine sahip olacak ve bu açıdan artık mükelleflerin işlemleri kolaylıkla izlenebilir ve kontrol edilebilir hale gelecek.

  • Sosyal Medya

Sosyal medya özellikle orta yaşlı ve genç insanlara ulaşmada kullanılabilecek önemli alanlardan biri haline geldi. Vergiyle ilgili gelişmelerden haberdar olmak, ödev ve haklarını öğrenerek bu mecradaki araçlarla konunun taraflarıyla etkileşim içerisinde bulunak isteyen mükellef sayısı her geçen gün artıyor.

Söz konusu gelişime kayıtsız kalmayan Gelir İdaresi Başkanlığı sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanmaya çalışıyor. Özellikle en popüler sosyal medya araçları vergi alanındaki gelişmelerin duyurulması ve vergisel ödevlerin hatırlatılması alanında kullanılıyor.

Doğru bilgiye hızlı ulaşma, vergiye gönüllü uyumu arttıran bir etken ve sosyal medya bu amaçla kullanılabilecek en önemli mecra.

  1. Sonuç

Bilişim teknolojisinin vergi alanında yaygınlaşması, mükellefleri bilinçlendirme ve etkin hizmet sunumuyla vergiye gönüllü uyumun arttırmasına büyük katkı sağlıyor. İzleyen süreçte söz konusu etkinin verimliliği daha açık ve net ölçülmeye başladıkça bu konuda geliştirilen projeler çoğalacak ve her alanda olduğu gibi teknoloji vergi alanında da işleri kolaylaştıracak.

Çok değil 10 yıl önce vergi alanında uzman birisine, mükelleflerin vergi ödevlerini vergi dairesine gelmeden halledebilecekleri söylenseydi, büyük ihtimalle anlatılanların bu kadar hızlı gerçekleşeceğine inanmayacaktı. Bugün de bize 10 yıl sonrasına dair hiç düşünmediğimiz bir perspektif çizilse inanmamız oldukça zor olabilir.

 

[1] Elektronik Vergisel Uygulamalar, Uğur Doğan, Türmob Yayınları, 2014, Sayfa 473

[2] Doğan, age, sayfa 473

[3] Gelir İdaresi Başkanlığı, 2014-2018 Stratejik Eylem Plan

[4]KDV İadesi Risk Analiz Sistemi (KDVİRA), Uğur Doğan, Vergi Sorunları Dergisi 2012 – Eylül – 288

[5]KDV İadelerine İlişkin Bazı Listelerin Elektronik Ortamda Gönderilmesi, Uğur Doğan,  Vergi Sorunları Dergisi 2010 – Mart – 258

[6] Doğan, agm

[7]Önceden Doldurulmuş Vergi Beyannamesi Sistemleri: Danimarka Ve İsveç Yaklaşımları, Uğur Doğan-Nilüfer Kibar, Vergi Sorunları Dergisi 2008 – Temmuz – 238

[8]e-Beyannameden İdarece Önceden Doldurulmuş Beyanname Sistemlerine Geçişte İlk Adım: “Önceden Hazırlanmış Kira Beyanname Sistemi”, Uğur Doğan, Vergi Sorunları Dergisi 2012 – Mart – 282

[9] Gelir İdaresi Başkanlığı 2012 Yılı Faaliyet Raporu

[10] Gelir İdaresi Başkanlığı 2012 Yılı Faaliyet Raporu

[11] 550 Soruda e-Fatura ve e-Defter, Uğur Doğan, Seçkin Yayıncılık, Eylül 2013, sayfa:49

[12] 1 Seri No.lu e-Defter Genel Tebliği

[13] Uğur DOĞAN, 100 Soruda E-Defter (Özel Ek), Vergi Sorunları Dergisi 2012 – Ocak – 280

[14] Doğan, age

 

 

Kaynakça

1 Seri No.lu e-Defter Genel Tebliği

Gelir İdaresi Başkanlığı 2012 Yılı Faaliyet Raporu

Gelir İdaresi Başkanlığı, 2014-2018 Stratejik Eylem Plan

550 Soruda e-Fatura ve e-Defter, Uğur Doğan, Seçkin Yayıncılık, Eylül 2013

100 Soruda E-Defter (Özel Ek), Uğur Doğan, Vergi Sorunları Dergisi 2012 – Ocak – 280

Elektronik Vergisel Uygulamalar, Uğur Doğan, Türmob Yayınları, 2014, Sayfa 473

KDV İadelerine İlişkin Bazı Listelerin Elektronik Ortamda Gönderilmesi, Uğur Doğan,  Vergi Sorunları Dergisi 2010 – Mart – 258

KDV İadesi Risk Analiz Sistemi (KDVİRA), Uğur Doğan, Vergi Sorunları Dergisi 2012 – Eylül – 288

Önceden Doldurulmuş Vergi Beyannamesi Sistemleri: Danimarka Ve İsveç Yaklaşımları, Uğur Doğan-Nilüfer Kibar, Vergi Sorunları Dergisi 2008 – Temmuz – 238

e-Beyannameden İdarece Önceden Doldurulmuş Beyanname Sistemlerine Geçişte İlk Adım: “Önceden Hazırlanmış Kira Beyanname Sistemi”, Uğur Doğan, Vergi Sorunları Dergisi 2012 – Mart – 282

Etiketler: ,

Bir Cevap Yazın