Sorularla e-Arşiv Fatura
Ocak 2017
Defterler Artık 21 Gram
Şubat 2017

e-Fatura ve e-Defter Neden Zorunlu?

Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından getirilen zorunluluklar sonucu 1 Ocak 2016 itibariyle e-Fatura ve e-Defter kullanıcı sayısı 50 bini aşmış durumda. 2010 Mart ayında yayımlanan 397 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu (VUK) Genel Tebliği’nde e-Faturaya geçiş gerekçesi şu şekilde belirlenmişti:” Günümüzde bilgi ve iletişim teknolojileri, sağladıkları verimlilik ve maliyet avantajı gibi nedenlerle mükelleflere ait iş süreçlerinde gittikçe daha yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Bu durum, özellikle yüksek sayıda yasal belge ve kayıt ile ilgili süreçleri kağıt ortamında yürütmek zorunda olan mükelleflere yönelik, gelişen teknolojiye uygun yeni usul ve esasların belirlenmesini zorunlu kılmaktadır.”

2010 yılındaki düzenlemelerle şirketler için ihtiyari bir uygulama olan e-Fatura ve e- defter 2012 yılında yayımlanan 421 Sıra No’lu VUK Genel Tebliği ile bazı mükellef grupları için zorunlu hale getirildi. Zorunluluk gerekçesi Tebliğ’de şu şekilde ifade edilmişti:” Mükelleflerin vergi kanunlarına uyumlarının artırılması ile kayıt dışılığın izlenerek önlenmesi amacıyla, elektronik fatura kullanma ve elektronik defter tutma zorunluluğu getirilmesi bu Tebliğin konusunu teşkil etmektedir.”

Tebliğ gerekçelerinden de görüldüğü üzere Maliye Bakanlığı’nın mükelleflere e-Fatura ve e-Defter zorunluluğu getirmesinin amaçlarından birisi gelişen teknolojiye uygun yeni bir belge düzeni oturtmaksa, diğer önemli bir amacı da kayıt dışı ekonomi ile mücadele kapsamında etkin bir vergi denetimi alt yapısı oluşturarak daha hızlı ve yaygın bir denetim faaliyetinde bulunmak.

Standart veri ve birlikte işlerlik

Yurtdışındaki benzer örneklerine baktığımızda Türkiye’de GİB’nın e-Fatura ve e-Defter uygulamaları konusunda her yönüyle belirleyici düzenlemeler yaptığını görüyoruz. e-Fatura ve e-Deftere geçiş zorunluluğunun ötesinde Başkanlık bu uygulamalarda kullanılacak verinin format ve standardını da kendisi belirleyerek e-Fatura ve e-Defterlerin buna göre oluşturulmaları gerektiğini duyurmuştur. Gelir İdaresi’nin olaya bu denli müdahil olması aslında çok olumlu sonuçlar doğurmuştur. Nitekim son 40 yıldır e-Faturayı ticari hayatta etkin bir şekilde kullanan Avrupa ülkelerinde bugün karşılaşılan en büyük sorun her sektörün, hatta her şirketin farklı bir standartta e-Fatura oluşturması. Birden fazla e-Fatura standardının kullanılmasının doğal sonucu ise farklı sistemler tarafından verilerin rahatlıkla okunamaması; diğer bir ifade ile “birlikte işlerliğin” zayıflaması, hatta kimi zaman imkânsız hale gelmesi. Bu durum vergi idarelerince yapılan vergi denetimlerinde de ciddi bir sorun olarak ortaya çıkmakta ve verilerin analiz edilebilir hale getirilmesi için farklı raporlamaların yapılması dolayısıyla emek ve zaman kaybına yol açmakta.

e-Fatura ve e-Defterin tabi sonucu: e-Denetim

e-Fatura ve e-Deftere kadar benzer sorunlar Türkiye için de geçerli idi. Ülkemizde milyonlarca işletme tarafından binlerce farklı muhasebe programı ve ERP sistemleri kullanılmakta. Bunların her birinin veriyi tutuş şekli birbirinden farklı. Bu durum hem firmaların sistemlerinin birbirleri ile konuşmasını engellemekte, hem de vergi denetimlerinde inceleme elamanlarına zorluklar çıkarmakta.

Maliye Bakanlığı e-Fatura ve e-Defteri zorunlu kılmakla bir yandan gelişen teknolojiye uygun belge düzeni konusunda yeni usul ve esasları belirlemiş, diğer yandan da kendi yapacağı elektronik denetimler konusunda uygun bir alt yapı oluşturmuştur.

e-Denetimin altyapısı

Elektronik vergi denetimi yapabilmek için fatura ve defter verisinin elektronik olması tek başına yeterli değil. Bunu işleyecek, analiz edecek ve raporlayacak personel profilinin de buna uygun bir şekilde değişmesi şart. Bugün gerek özel sektör denetim firmalarında gerekse Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu (VDK)  bünyesinde buna uygun denetçi profili değişikliğinin gerçekleştirildiğini görüyoruz. Nitekim 2013 yılında yapılan bir yönetmelik değişikliği sonrasında Maliye Bakanlığı vergi müfettişliği için hukuk, siyasal ve iktisadi/idari bilimler fakülteleri dışında mühendislik, istatistik ve matematik gibi bölümlerden de mezun vergi müfettişi istihdam etmeye başlamıştır.

Diğer taraftan 2014 yılının sonuna doğru Vergi Denetim Kurulu bünyesinde e-Denetim Şube Müdürlüğü kuruldu. VDK 2015 yılı Faaliyet Raporu’na göre e-Denetim Şube Müdürlüğü’nün görevi elektronik denetim sistemleri alt yapısını oluşturmak.

Yine aynı Rapora göre 2015 yılı itibariyle vergi müfettişi sayısı VDK’nın kurulduğu 2011 yılındaki sayının 2 katını aşarak 10.000’e ulaşmış durumda.

Adım adım bütün bu gelişmelerin ima ettiği şey aslında çok açık: Vergi denetimi bundan sonraki dönemlerde bilgi işlem süreçlerine vakıf mühendis kökenli vergi müfettişlerinin de yardımıyla büyük ölçüde e-Defter ve e-Fatura üzerinden elektronik denetim araçları ile yapılacak.

Tek tuşla vergi denetimi dönemi

1 Ocak 2016 itibariyle Türkiye’deki 50.000’den fazla firma zorunlu olarak e-Defter tutmaya ve e-Fatura kullanmaya başladı. Yukarıda da belirttiğim üzere e-Defter ve e-Faturanın vergi denetimlerinde sağlayacağı en büyük kolaylık ise standart bir veri ile oluşturulmalarının sonucu olarak bilgisayarlarca yapılacak denetimleri hızlandırması ve kolaylaştırması. Daha net bir ifade ile tek tuşla vergi denetimi artık mümkün.

Peki vergi denetimi Devlet tarafında bu kadar hızlı ve kolay yapılabilecek iken, vergi mükelleflerini neler bekliyor? Mükellefler, e-Defter ve e-Fatura kaynaklı vergisel risklerden kendilerini korumak için neler yapmalılar?

Kendi kendinizi denetlemeniz artık mümkün

Sisteme 1 Ocak 2016’da dahil olan mükellefler ilk e-Defterlerini Nisan ayında oluşturmak ve Maliye Bakanlığı’na onaylatmak zorundalar. e-Defterler Maliye tarafından onaylandıktan sonra üzerlerinde bir daha değişiklik yapılamaz; o aya ait defterler kapatılmış olur. Peki, ya defterlerde bir hata veya yanlışlık varsa ne olacak? Bunlar bir sonraki dönemde oluşturulacak e-Defterlerde uygun muhasebe kayıtları ile düzeltilebilir; ancak, bu düzeltmelerin ilave bir vergi ve ceza ödenmesi sonucunu doğurmaları mümkün. Bu sebeple e-Defterlerin Maliye’ye onaylatılmasından önce bir ön denetimden geçirilmesi en sağlıklı ve akıllıca yöntem.

 

Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın